Temmuz 11, 2011

The Elephant Man

Son zamanlarda farkettim ki izlemediğim ne kadar çok güzel film varmış...
Bunu üzülerek yazıyorum ama farkedebilmiş olduğum için de mutluyum açıkçası...
David Lynch yine döktürmüş ama en çok şaşırdığım da bütün film boyunca izleyip de adamın Antony Hopkins olduğunu filmin bitiş akışında gördüğüm an oldu :)yok hayır Elephant man'i oynayan adam John Hurt onu filmde tanımak zaten imkansız ama doktor olan basbayağı Antony Hopkins işte canım :)
1980 yapımı siyah beyaz bir film ama çok başarılı.Hatta o dönemin filmlerini izlemek beni daha tatmin eder her zaman çünkü teknoloji ile filmi boğmak yerine senaryo ve oyunculukla izleyiciyi etkilemeye çalışırlar genelde...
Sonucunda da mükemmel bir iş çıkar ortaya işte The Elephant Man'de böyle bir film
Gerçek bir hikayeden alıntı ki bu insan üzerindeki etkisini daha da artırıyor.Sözün özü izlemenizi şiddetle tavsiye ediyorum görsellerin bir kısmı wikipediadan alıntıdır...
ilk görsel gerçek elephant man'in resmidir...
ikincisi ise filmden alıntı
Görseller bile çok başarılı değil mi?






Son olarak herkese güzel bir hafta diliyorum...benim haftam hiç güzel başlamadı,umarım başladığı gibi gitmez

Temmuz 06, 2011

Aşk Yaşıyorum

*Rococosh'a ithafen =)
Bu fıstıklar benim son zamanlarda aşk yaşadığım iki ojem...
Dore rengi olanı süslü püslü rococosh için keşfe çıktığımda bulmuştum :) Golden Rose 127 numara hemen kaptım kendime bir lame,bir dore

Bu resimdeki fıstık ise yeni yelken açtığım bir aşk hikayesi
Flormar-Ultra lasting 22 numara**fakat bu çok küçük bir dükkanda tesadüfen bulduğum bir ojeydi devamı geldi mi hala üretiliyor mu bilemiyorum ama ben yine de ne olur ne olmaz diyerek stoklarımı şişirdim :)
*gururstyle*




Fazla ahkam kesmek istemem çünkü oje profesörü falan değilim bu konuda gerçekten çok bilgili birçok blogger var.Ben nacizane fikrimi paylaşmak istedim yine de farklı düşüncesi olan varsa her türlü paylaşabilir :) *tevazustyle*

Temmuz 05, 2011

Barbour Sorunsalı

Size başıma gelen enteresan bir olayı anlatıp kıssadan hisseye bağlayarak gününüze
anlam katayım :)...bir kaç zaman önce bu çok meşhur indirim sitelerinden birinde Barbour markasının ayakkabısının indirimde olduğunu görüp hem kendime hem eşime sipariş geçtim.Bu sitelerin şöyle bir durumu vardır asla ve asla size teslimat süresini vermezler.Tahmini süreyi söylerler ve o süreyi de sonunda epey bir aşarlar...
Her neyse aradan iki koca hafta belki biraz daha fazla geçti bana şöyle bir dönüş yapıldı, siparişlerinizden birini temin edemiyoruz bu yüzden size paranızı iade edip ödediğiniz para kadar da hediye çeki gönderiyoruz...
Ben tabii delirdim hemen telefon etmek istedim ama hiç bir yerde irtibat kurabileceğim bir numaraya ulaşamadım sadece mail yoluyla iletişime geçebiliyoruz yani bu da enteresan ben de asıldım mail adresine dayadım döşedim bir güzel,siz hem stoklarınızda gösteriyorsunuz hem iki hafta paramı cep yapıyorsunuz hem de tedarik edemiyoruz diyorsunuz diye açtım ağzımı yumdum gözümü...Hiç cevap yok, bu arada hızımı alamadım bir mail de Barbour türkiye distribütörlüğüne gönderdim, siz nasıl partnerlerle çalışıyorsunuz diye?
ikisinden de cevap yok , sonra bir daha kampanyalı mağaza ürünleri satan siteye mail geçerek bana cevap vermelerini yoksa hukuki olarak hakkımı arayacağımı bildirdim...öğlene doğru Barbour'dan yetkili bir kişiden telefon aldım.bu telefon beni asıl şoka sokan kısım oldu şöyle ki; arayan kişi şu an da bu site ile mahkemelik olduğunu,sattıkları malın orjinal olmadığını ve hatta orjinal Barbour ile hiç bir alakalarının olmadığını öğrendim.Nasıl bu kadar aleni satabildiklerini sorduğumda türkiyedeki yasal boşluklardan faydalandıklarını ve Barbour gibi daha bir çok markanın kendileriyle mahkemelik olduğu söyledi.Hatta Barbour'un ayakkabılarını taklit etmeyi bırakın Barbour'un normalde böyle spor ayakkabı ya da botlar hiçbir zaman üretmediğini de söyledi.
sonrasında bu kampanya sitesinden bana bir telefon geldi,ok efendim taklit değil,yok şöyşe,yok böyle en sonunda kendisi de kabullenip geri adım attı..Tabi evet imitasyon satıyoruz demedi ama benim bu konudan bu kadar detaylı bilgim yoktu kem küm falan demeye başladı.sonradan öğreniyorum ki sitede satılan ürünlerin %80 i sahteymiş,bir de bu uyduruk çin malı ürünleri gerçek diye indirimli fiyata ederinden çok çok daha yüksek paralara satıyorlar,Yapılacak en güzel şey bu sitelerden asla alışveriş yapmamak.Lütfen bunu bilin ve bu bilinçle hareket edin
Ay ne ciddiyetle yazdım :) ama inanın ki yazarken o anları tekrar yaşıyormuş gibi oldum
Peki beni madur eden ve herkesle mahkemelik olan bu sitenin adı ne mi?
Aklınıza ilk gelecek isimdir eminim...

Temmuz 04, 2011

İçimden geldi

Bugün aslında farklı bir post girecektim, ne var ki bu havada cıscıbıl ,ucu aşık pabuçlar,uçuş uçuş elbiseler falan dışarı çıkıp berbat havayla karşılaşınca demoralize oldum...Ben de kaç zamandır yazmak istediğim bir kaç konuyu tek başlıkta yazayım istedim.Bu arada bu her gün ya da sık sık yazma olayı çok zormuş ya da ben kaynaklarımı kıt kullanıyorum bilemedim şimdi :)
Dün akşam harika bir film izledim aslında film 2006 yılında gösterime girdi ama işte bana şimdi izlemek kısmetmiş :)


Adı "The Prestige" bir çoğunuz izlemişsinizdir evet hı hı...Çok beğendiğimi söylemeliyim hatta burdan Christian Bale'e de saygılarımı göndereyim :) belki okuyordur :) Bu filmi siddetle tavsiye ediyorum tabii ki ama film izlerken bir bilgi daha edindim ki şimdiye kadar haberimin olmamasına da çok şaşırdım...Alternatif elektrik akımı ile bir cismi bir yerden başka bir yere taşıma mevzusu meğer gerçek bir deneymiş.Bu deney internette Philadelphia Deneyi olarak geçiyor.Çok ünlü bir bilim adamı yaptığı bir deney sonucu koskoca Amerikan donanmasını yok edip geri getiriyor.Ama geri gelen donanmada çok acayip şeyler oluyor.Mesela içindeki mürettebatın bir kısmı ölü dönüyor, bir kısmı aklını kaçırıyor, bir kısmı da döndükten sonra can veriyor şöyle ki: zamanda yolculuk esnasında geminin metal kısımları katıdan sıvıya geçiş yapıyor, fakat gemi geri geldiğinde sıvılaşan metal tekrar katılaşıyor işte bu esnada mürettebatın bir kısmı sıvıdan katıya geçen metalin içinde kaskatı kesiliyor ve ölüyor çok azı da kurtarılıyor...Tabii bu mevzu daha uzun ama ben baymadan burada bitireyim.İlgilenen olursa google'dan Philadelphia Deneyi diye aratabilirler...
Onun dışında bir de bir kitap bitirdim daha yeni "Filler İçin Su"...

Güzel bir kitap fakat benim gibi hayvan aşığı biriyseniz okumamanız daha iyi bile olabilir,çünkü benim yüreğim zor dayandı...Konusu da şöyle ki: Büyük Buhran döneminde Amerikada ayakta kalmaya çalışan bir sirk...İçeride dönen oyunlar,ilişkiler vs.400 sayfalık bir kitap yazarı da Sarah Gruen..fiyatı da 10 TL idi D&R da.. ben daha ne söyleyeyim gidin gidin alın :) pişman olmazsınız...duygusal bir kitap..he bir de bu kitabın filmi de çevrildi.Robert Pattinson ve Reese Witherspoon oynuyor
bu arada bir de sıkıntımı paylaşayım ben hem kendi blog sayfamda hem de sizin sayfalarınızdaki izleyici kısmını göremiyorum.Ben de bir anormallik var muhakkak da ne?
Örneğin sizin blogunuzu kaç kisi takip ediyor göremiyorum sadece İzleyiciler başlığını görüyorum ama alt kısmı bomboş neden acaba?Bir bileniniz var mı ki?

Temmuz 01, 2011

Asla Yapmam

Sabah internette haberleri okurken şu fotoğraf gözüme ilişti ve kendi kendime bir gün çok ünlü bir dünya starı olup trilyonları cukkalarsam asla yapmam dediğim şeyin ne olduğunu buldum şöyle ki:

Asla böyle sahneye çıkmam :))

ya da böyle:
Söz veriyorum :))
ps: Jennifer, seni seviyorum da şansını bazen fazla zorluyorsun kuzum :)

Haziran 29, 2011

Celebrities

Bakalım bizim canımızın içi selebritilerimiz son zamanlarda neler yapar olmuşlar?

Hey Rosie selam,Gala nasıl geçiyor?Güzel elbise, çantana da bayıldım

Woooow Paris, hoş olmuşsun Nicky'ye benzemişsin vallahi,zor ayırd ettim :)

Aaa Kim spordan mı? Bak bu kadar yorma kendini cicim kıpkırmızı olmuşsun..Sırtın da terlidir şimdi senin.Çantan da ne alaka ayrıca onu da anlayamadım?Hermes koleksiyonun var anladık da...

Selam Nicole bu sıcakta o nasıl bir şapka öyle? Bere mi?

Hilary Swank bilirsin ki seni pek sevmem.Hatta bana kalırsa erkek halin (bakınız Boy's Don't Cry) daha güzel.ama oradaki performansın da beni benden almıştır ayrı bir postta yazmalıyım dedirtmiştir.Saygılar...Ayrıca elbiseni de beğendim.Güzel vücut... nice!

Katie! seni görmek güzel, elbisen beni kendimden geçirdi...Yakışanı bulmuşsun kız! aferin sana.Beyine selamlar,Öperim...

Vee Tanrı kadını yarattı.Yavrum benim ya bayılıyorum sana.Latin güzelim benim :)
Fazla asıldım ama bacımsın,çarpık ilişkilere hayır!Ama söylemem lazım memeler gayet başarılı...dekolte de gayet hoş
Yine mi sen her yerde karşımdasın be Eva.Bakalım hımm bu elbisende gayet güzel...Gündelik için hoş olmuş...Otur 5 pekiyi :)

ayy senin kardeşin ne çirkin bişey öyle ya..Neyse bahane bulmayayım,çocuğum da ona benzemesin :)) ama seni beğeniyorum Hilary Duff idare eder.Otur 4 İyi
Ps: o pantolon ne ya öyle? hiç beğenmedim vaz geçtim otur 3 Orta

Valla ne yalan söyleyeyim hoş kadınsın azizim...Sen de biraz sarkmaya başladın ama yerçekimi kanunu böyle işliyor yapacak bir şey yok be hayatım.Öperim gözlerinden güzel Kate'im benim.Çocukluğumun romantik kahramanı seni :) Çok da zarifsin söylemem lazım.Marka da Lancome oh oh 2 in 1

Hey Gisele,n'aber? Sen de mi spordan? Kim'i gördün mü?Poposu gerçek miymiş,röntgenini çekseydin ya?

Ah Jennifer seni beğenmesem de hoş bulurum.Yani iki arada bir deredeyim bu konuda...Rahat kadınsın vesselam...XL

Cameron, Cameron,Cameron seni koca ağız, seni güzel göz seni! Fena değilsin...Biraz beğeniyorum seni ne yalan söyleyeyim.Hey nereye? neyse Tamam hadi bye bye

Liv sen misin gerçekten?ya bizim deniz'le karıştıyorum seni ama sen daha cılızsın bizim kız daha at gibi.Tay gibi yani :).DKNY he? normal bir elbise.Sen de normalsin.Ay her şeyini de uydurmaya çalışmış.Yerim seni :)

Ohh be Kate bir an seni hiç göremeyeceğim sandım ya.En güzeli en sona kalmış.tatlım idolümsün.Severim seni ama bak söylemedi deme babetlerin biraz pislenmiş.Yenisini alsaydın ya mağazadan?Yine neler aldın? sana da para yetişmez kızım ya bul zengin bir koca :) uyuşturucu, alkol ne ararsak var sende de ayol.Kim ne yapsın seni?


Neyse kızlar size doyum olmaz ama ben kaçayım artık ufaktan.yoruldum hepinize tek tek laf anlatmaktan...
Bana da beklerim,sözleşip topluca gelin ok? ama Hilary Swank'ı getirmeyin pek sevmiyorum onu...
Neyse neyse isterse o da gelir, başımın üstünde yeri var.Haydi ben kaçtım...Haydi liriliriliriliri yar :))

Haziran 28, 2011

5 ways to be incredible (@ beach)

Malum yaz aylarındayız.Bir çoğumuz henüz tatile gitmese de bazılarımız tatil sezonunu çoktan açtı bile.bu postum henüz tatile gitmemiş olanlar için gelsin :)
Başlıktan da anlaşılacağı üzere mevzumuz plajda cazibe merkezi olmak üzerine...
5 adımda ilgi çekici görünüp bütün gözlerin üzerimizde olmasını istiyorsak lütfen bu postu çok çok dikkatle sonuna kadar okuyunuz :)


Adım 1: her şeyden önce kilomuza dikkat etmek zorundayız :S.kış ayında yedik yedik depoladık...Yediklerimizi yağ şeklinde istifleyip bu şekilde bütün kış soğuktan korunduk...Ama işler değişti...artık havalar ısındı ve bu yağların bir an önce bedeni terk etmesi bütün vücut kaslarının tek tek titremesi gerekiyor...
Tamam belki çok fit olamayız öyle hemen,ama en azından bir kaç kilo dahi versek kar kardır diyoruz...ki bu adım en önemli adımdır.Bunu geçtikten sonrası zaten çok kolay
tatlılardan, dondurmadan uzak durmak; gerekirse aç kalarak sadece sebze ve meyve ile beslenerek-sağlıksız da olsa- tatile gitmeden son bir hafta ölüm orucu ile bu iş çözümlenecektir.İnanın bana
Adım 2: Artık zayıfız ya da daha fitiz diyelim, bu cepte, ikinci adımda saçlar geliyor...
plajda üzerimizde yek pare ya da maximum iki parça kıyafet olacağından ikinci önceliği saçlara veriyoruz...
İster sarı olsunlar, ister siyah,ister kızıl dahs uzun ya da dalgalı bu önemli değil.Önemli olan saçların bakımlı olmasıdır.Çok gür ve iri dalgalı saçlarınız olmayabilir.Saç konusunda pek çok çözüm yoluna gidilebilir.
Örneğin gerçek bir ilgi odağı olmak bence (kendimde diye söylemiyorum :) ) dolgun, kabarık ve dalgalı saçlardan geçer düşünsenize, şöyle saçlarınız olsa ve siz iskelede ya da beach de salınırken tatlı yaz rüzgarıyla ahenkle dans etse fena mı?

Bu saçlara sahip olmak o kadar da zor değil.Artık mahalle aralarındaki kuaförler bile size istediğiniz hacim ve boyda saçlar hazırlayabiliyorlar...
Size sadece nasıl bir model istediğiniz kalıyor.

Doğru bir renk tercihi ve kesimle süper görünümlü, bakımlı saçlar plajda sizi herkesten 10 adım ileriye taşıyacaktır...
Adım 3: bu adım da yine sizi bir tık ileriye taşıyacak önemli bir tercihtir; Bikini seçimi
bir kere ben herkese bikini yakıştırıyorum.Boyu, ten rengi,kilosu hiç farketmez...Gerçekten, kaliteli bir marka ile bedeninize yakışan bikininiz ile güzel görünmemeniz için hiçbir neden yok.Kusurlarınızı örten beden yapınıza uygun bir bikini mutlaka bulursunuz...bunun için internet de derya deniz...Seç seçebildiğini...
Esmerler bu konuda bir adım daha şanslı bence çünkü her rengi kolay kaldırabilecek bir ten rengine sahipler. Bu açıdan neon renkler de koyu renkler de desenli renkler de kendilerinde pek bir güzel duracaktır efendim :)
( bunu da esmerim diye söylemiyorum :) ) Victoria's Secret bence bikini konusunda oldukça yeterli bir marka...Evet bu markaya ulaşmak her daim kolay değil ama web siteleri üzerinden online satış da yapılıyor...Shipping payment biraz pahalı gelebilir ama bunu birkaç arkadaş birleşip sipariş vererek halledebilirsiniz.Ya da bazen free shipping kampanyalarını yakalayabilirisiniz...

Görseller VS'nin kendi sitesinden alıntıdır.Kızlar mı? evet evet hot chicks!


bu konuda göresellere çok yer verdim çünkü hepi topu giyeceğiniz iki parça giysi.dolayısıyla giyebileceğinizin en iyisi olmalı

Adım 4: Plaj aksesuarları; evet bu kısımda atlanılmaması gereken bir kısım.Çünkü kilonuz yerinde, saçlar tamam , bikininizi de aldınız.Geriye ne kaldı? Aksesuarlar...aslında bu başlık bir kaç alt başlıkta incelenebilir...Terlik, şapka ve diğer aksesuarlar şeklinde ama ben hepsini bu 4.evrede vermek istiyorum.
Terlikler kostümünüzü tamalayacağı için bikini dengenizi bozmadan uygun bir kombinasyon yakalamanız gerekir.
Son bir kaç sezondur zıt renkler moda olduğu için hayat bizim için daha kolay olmaya başladı...Örneğin neon renkli pembe bir bikinin altına pek tabii turuncu ya da mavi ya da yeşil hatta rengarenk terlikler giyebilirsiniz.Ama bu demek değildir ki siyah bikininin altına kahverengi ya da lacivert terlik de giyilir :(
Siz böyle hatalardan uzak durmak için en iyisi parlak renkleri tercih edin.Riskiniz azalsın :)
Ayrıca çok şık ve çekici bikinilerin altına çok spor görünümlü ya da salaş terlikler de tercih etmeyin bence yani yukarıda gördüğünüz herhangi bir bikininin altına gidip de şunları giymeyin lütfen:

ve bunu


Tamam kendileri özünde rahat,şık ve kaliteli terlikler ama yerleri burası değil...Onların yerine şunları tercih edebilirsiniz:



Pek tabi dolgu topuk ya da sandalet de tercih edebilirsiniz
Tarzınıza göre bir seçim yaparsınız artık ötesine ben karışmam :)
Terlikler tamamsa sıra şapkada.Çünkü o özene bezene hazır ettiğimiz saçlarımız bir iki deniz, biraz güneş gördüğünde hemen mısır püskülü kıvamında sallanmaya başlar sağa sola...İyi korumak lazım onları.İşte bunun için şapkasız çıkmayın abi derim ben nacizane şöyle ki:





Şu da olmasın ama:


ya da bu :))


yok zaten olmaz ben şaka yapıyorum :)
şapka da tamam.Sıra gözlükte; bu da yüz yapınızı bildikten sonra seçmesi en kolay ve kişiye özgü adımdır...Herkes dilediği tarzda takabilir efendim geniş bir konudur.ayrıca postu yapılasıdır şöyle ki:







Gözlükler de tamamsa sırada bilezikler var..çeşit çeşit renk renk şıkır şıkır falan filan şöyle ki:



Adım 5: Müthiş bir gülümseme ; hahah evet listemizin en son sırasına bunu koymak klişesinde bulunmuş olabilirim ama durum budur.Söyleyin bana kim böyle birisine karşı koyabilir ki?


Tırnaklarda ojelendiyse sizden bakımlısı yoktur.Tabii yüksek faktörlü kremlerinizi ve sütlerinizi de yanınıza alın muhakkak her şeyi de devletten beklemeyin :)
Herkese iyi tatiller...